Hafta Sonu Maraş

KAHRAMANMARAŞ ZİYARETİNİN GEZİ ROTASI

KAHRAMANMARAŞ GEZİSİ ÖNCESİ ÖYLE BİR PLAN YAPMALISINIZ Kİ; EĞER PLAN YAPMADIĞINIZ TAKDİRDE TERMAL KAPLICALARA MI GİTSEK, YAYLALARDA KAMP MI YAPSAK, BİR SU KENARINDA AİLECEK PİKNİK Mİ YAPSAK, BİR DOĞA YÜRÜYÜŞÜ MÜ YAPSAK YA DA KAYAK MERKEZİNE Mİ ÇIKSAK YOKSA DA ŞEHİR MERKEZİNİ GEZİP ŞEHRİ KÜLTÜR ÇEŞİTLİLİĞİNİ Mİ ÖĞRENSEK DİYEREK BİR ANDA BOĞULABİLİRSİNİZ.

EĞER ŞEHRİ TANIYALIM DERSENİZ;

SABAHIN İLK IŞIKLARI İLE KAHRAMANMARAŞTA OLMALISINIZ. ULU CAMİ MEYDANINI BULUP GÜNE DİNÇ BAŞLAMAK İÇİN İLK OLARAK LEZZETLİ MARAŞ PAÇA ÇORBASINDAN MUTLAKA TATMALISINIZ.

SONRA KATİP HAN KÜLTÜR EVİNİ ZİYARET EDİP DUMANI ÜZERİNDE BİR SICAK ÇAY YA DA MENENGİÇ KAHVESİ SİZİ UYANDIRACAKTIR.

1- Kâtip Han/ Büyük Bağdat Han

 Hanı tarif eden arazide ön tarafta geniş bir avlu, gerisinde farklı malzeme ve mimari özellikte iki yapı bulunmaktadır. Arşiv kayıtlarına göre doğu bölümde kalan yapı Dulkadirli Beyliğine dönemine; Batı tarafta bulunan bina ise; 18.yüzyıl sonlarında yapıldığı sanılmaktadır. Tüm bina 2012 yılında yapılan Restorasyon çalışması ile atıl bir durumdan kurtarılmış, şimdilerde Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde halka açık kahvaltı evi - kahve evi olarak hizmet vermektedir.

ÇAY-KAHVE MOLASINDA BURADASINIZ

2- Maraş Ulu Camii(Cami-i Kebir)

 Kahramanmaraş kalesi güney etekleri, kent meydanında yer alır. Özgün bir Dulkadirli eseri olan yapının: Esas inşa tarihi 1442-1454, banisi Dulkadirli Süleyman Bey olup; oğlu Alaüddevle Bey’in yapıyı 1501-2 tarihlerinde yenilercesine yaptırdığı onarım, bu tarihin inşa tarihi olarak kabul edilmesinde etken olmuştur. Doğu-batı doğrultuda dikdörtgen bir form gösteren yapıda harim kısmı, mihraba dik atılan sivri kemerler ile yedi sahna bölünmüştür. Yapının mukarnaslı, kolyeli Köşk Minaresi ve harime girişi sağlayan mukarnas kavsaralı Taç Kapısı ayrıca önemlidir.

ŞEHRİN EN ESKİ MEYDANI, KONUKLARIN BULUŞMA MERKEZİDİR

3- Taş Medrese ve Türbe

 Kent meydanında Ulu Cami ile bütünlük oluşturan yapı; Dulkadirli Alaüddevle Bey tarafından XV. yüzyıl sonlarında inşa ettirdiği anlaşılmaktadır. Tek katlı, açık avlulu, tek eyvanlı medrese plan düzeni gösteren yapı, Güneyinde mescidi, gerisinde açık avlusu ve öğrenci odaları binayı tamamlar. Yapıda ön plana çıkan düzgün kesme taş işçiliği ve Memluklu tarzı mukarnaslı pencere uygulaması önemlidir.

 Türbe Kısmı ise: Alaüddevle Bey’in, Safevilerce katledilen oğlu Şahruh Mehmed adına 1510 yılında inşa ettirmiştir. Kare formda, içten kubbeli dıştan piramidal örtü ile kapatılan yapı, medrese ile bütünlük arz eder. Türbedeki sandukaların biri de Alaüddevle beyin kızıdır ve diğer altı sanduka ise Kurtuluş Savaşı milli kahramanlarına aittir.

4- Tarihi Ticaret Alanları

 Maraş Kalesi güneyinde, kentin merkezinde yer alan bu bölge 16. yüzyıldan gelen özellikleri ile tarihten günümüze Kahramanmaraş’ın ekonomisinde ayrı bir yere sahiptir. Suk-i Maraş(Belediye) Çarşısı, Kapalı Çarşıları, Saraçhane, Bakırcılar, Semerciler Çarşıları, Demirciler Çarşısı ve daha birçok iş kolunda mal ve hizmet üreten esnaf ve onların ticari yaşam izlerini devam ettiren bir çarşı grubumuz bu alandadır.

 Geniş bir alana yerleşmiş bu büyük ticaret alanlarında en çok Bakır, Ahşap, Altın, Gümüş, Keçe ve Deriden el emeği göz nuru el sanatı ürünleri; yine kırmızıbiberi, pestili, pekmezi, tarhanası, sucuğu, maraş çöreği ile yöresel ürünler burada göze çarpmaktadır. Kültürün, yerel lezzetlerin en nadide ürünleri bu çarşı içerisindedir.

 Hediyelerinizi almadan, yöresel lezzetleri tatmadan gitmeyin. MUTLAKA UĞRAMADAN GİTMEYİNİZ.

HEDİYELERİNİZİ ALMADAN, YÖRESEL LEZZETLERİ TATMADAN GİTMEYİN. KÜLTÜREL VE YEREL DEĞERLERİ MUTLAKA GÖRMELİSİNİZ

5- Taş Han

Maraş tarihi ticaret alanı sınırlarında bulunan yapı Yolcu Hanı olarak inşa edilmiş; yapının alt kat mekânları ahır, depo ve servis hacimleri olarak; üst katındaki odalar ise yolcuların konaklaması amacı ile hizmet vermiştir. 16.yüzyıla ait olduğu düşünülen yapı; bugün farklı işlevlerde, alt ve üst kat odaları iş yerleri ve depo olarak kullanılmaktadır.

AHŞAP OYMA ÜRÜNLER BURADA DA YER ALMAKTADIR

6- Hatuniye Camii(Şems Hatun Camii)

 Tarihi Kurtuluş Mahallesinde bulunan yapı Dulkadirli Beyi Alaüddevle eşi Şems Hatun adına 1510 yılında inşa ettirmiştir. Örtü ahşap sistem üzeri kiremit ile kaplanmış olan yapının duvarlarında Düzgün kesme taş işçiliği görülür. Yapıya özgün duruş ve ihtişamlı bir görünüş kazandıran 21.30 metre yükseklikteki Köşk Minaresi ayrıca önemlidir. Yapının içerisinde hanım Şems Hatun’un türbesi yer alır.

7- Panorama Müzesi 2018 (Müze Yapım Faaliyetleri Devam Ediyor.)

 Kültür park, panorama müzesinde; ‘’Maraş Bize Mezar Olmadan Düşman A Gülzar Olmaz’’ diyerek zafere yürüyen halkın savaş destanının görsel özenle anlatıldığı, dijital ortam ile desteklendiği kahmanlık konulu, mutlaka ziyaret edilmesi gereken müzelerdendir.

MARAŞ MİLLİ MÜCADELESİ BURADA YANSITILMAKTADIR. GÖRMELİSİNİZ

8- Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesi

 Kent merkezi Azerbaycan Bulvarında bulunan Müze binası 1975 yılından beri gelen konuklarını karşılamaktadır. Farklı bir düzen, üslup, özellik ve tasarımları ile 7 adet teşhir salonundan oluşan Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesinde 30.000 eser koleksiyonu bulunmaktadır. Kentin simgesi haline gelmiş Geç Hitit Dönemine ait taştan yapılmış ‘’Maraş Aslanı’’ yine bu müze alanında sergilenmektedir.

9- Germanikeia Antik Kenti

 Dulkadiroğlu ilçesinde Karamaraş olarak adlandırılan bölgede 2007 yılında yapılan kaçak kazı sonucu ortaya çıkan Geç Roma(M.S. 4.-5.yüzyıl) dönemini işaret eden mozaikler, o döneme ait bir villanın salonuna ait olduğu düşünülen taban mozaikleridir. Tesseralar o döneme ait günlük yaşamdan kesitleri anlatmaktadır. Mozaiklerin üslup ve teknik özellikleri açısından emsallerine göre daha ayrıcalıklı bir kalite gösterdiği ayrıca belirtilir. Mozaikli alan çok yakında bir açık hava müzesine dönüştürülerek konuklarının ziyaretine açılacaktır.

10- 1920 Kurtuluş Müzesi

 Kahramanmaraş Kalesinde bulunan müze, son derece başarılı bir şekilde dizayn edilmiş; ‘’Maraş Bize Mezar Olmadan Düşmana Gülzar(gül bahçesi) Olmaz’’ diyerek kendi kendini kurtaran Kahraman Ecdadın kahramanlık olaylarının görsel özenle anlatıldığı tarih konulu bir müzedir. Müze alanına girer girmez insanı savaşın yaşandığı zamana götüren bir milli mücadele havası ile baş başa kalıyorsunuz. Müzede sahneler kente İngilizlerin gelişi konusu ile başlayıp; devamında diğer olaylar kronolojik olarak sıralanmıştır.

MARAŞ MİLLİ MÜCADELESİ BURADA YANSITILMAKTADIR. GÖRMELİSİNİZ

11- Kahramanmaraş Kalesi

 Kentin merkezinde bulunan kalenin kesin inşa tarihi bilinmemektedir; fakat Geç Hitit Dönemlerinde(M.Ö. IX. yüzyıl) inşa edildiği düşünülür. Kale, kentin merkezinde çevresine hâkim bir tepede, stratejik bir noktada oluşu ayrıca önemlidir. Kuzey-güney doğrultuda yaklaşık 83x140 m ölçülerindeki yapı, moloz taş ve kesme taş malzeme kullanılarak inşa edilmiştir. Özellikle 7-8. yüzyıllar da Bizanslılar ve Müslüman devletlerarasında sık sık el değiştirdiği için kale defalarca tahrip olmuş onarım görmüştür. Bu noktada esaslı bir onarımın Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman(1520-1566) tarafından yaptırılmıştır. Ünlü seyyah Evliya Çelebi 1642-1672 yıllarında şehrimize gelmiş ve Maraş kalesinden bahsederken burada 1 camii bulunan 100 haneli bir mahalleden bahsetmesi kale alanın önemini gösterir bir bilgidir. Yapının son durumu 1960-1970 yıllarına aittir. Bu noktada hali hazırda tarihi kültürel değeri yanında, duruşu, özellikleri ve şehri kuşatan tarifsiz panoramasıyla ziyaretçilerine ayrı bir keyif sunmaktadır.

ŞEHİR TARİHİNİN MERKEZLERİNDEN BİR YER

12- Geleneksel Tarihi Maraş Konakları

 Türk-Sivil Mimarisinin bir zincir halkasını da Tarihi Maraş Konakları oluşturur. Enikli/Kuzulu Kapısı, geniş avlusu, yüksek duvarları, patır patır akan süslü çeşmeleri, cepheyi hareketlendiren cumbaları, bağdadi duvar örgüleri ile yöreye has karakteristik özellikler ile sivil mimarinin en nadide örnekleri buradadır.

 Bu kapsamda hizmete sunulan kültür abideleri Dedeoğlu Konakları, Kocabaşlar Konağı, Mahmut Arif-i Paşa Konağı, Deli Gönül Konağı ve daha birçokları kapılarını açmış ziyaretçileini beklemektedir.

13- Taş Köprü/Ceyhan Köprüsü

 Kahramanmaraş-Kayseri yolu, kent merkezine 11 km uzaklıkta Kılavuzlu Mahallesi sınırlarında yer alır. Ceyhan nehri üzerinde olmasından dolayı bu isim ile anılır. 16. Yüzyıla ait olduğu düşünülen yapı Doğu-batı doğrultuda 158,00 metre uzunlukta altı kemer gözünden oluşur. 24.60 metre ölçülerinde anıtsal kemer gözü ile köprü tarihte bir teknoloji harikalarındandır. Moloz taş malzemenin kullanıldığı yapı ihtişamlı duruşu ile günümüze kadar gelebilmiştir.

İKİ VADİ ARASINDA MARAŞ TARİHİNİN SESSİZ TANIKLARINDAN TÜM İHTİŞAMI İLE KONUKLARINA FOTOĞRAF VERMEYE DEVAM EDİYOR. GÜN BATMADAN MUTLAKA GÖRMELİSİNİZ

14- Abdulhamithan Camii

 Osmanlı Devleti 34.Padişahı II. Abdülhamit Han’a ithafen inşa edilen yapı; şehre hâkim bir tepede duruşu, ihtişamı ve mimari özellikleri kentin her bölgesinden kolaylıkla görülebilmekte; yine kapladığı alanı, duruşu ve ihtişamı ile Türkiye’nin En büyük camilerinden olmuştur. İnşasına 1993 yılında başlanılan Abdülhamit Han Camii, Kahramanmaraş halkının özveri ve fedakârlıkları ile vücut bulmuştur. Bu anıtsal yapı için mimarlar kendi şaheserlerini, nakkaşlar en özverili kalemlerini, çini ustaları en güzel detaylarını, taş ustaları ve daha birçok sanatkâr en mükemmel sanatlarını burada konuşturmuşlardır.

CUMHURİYET TARİHİNİN EN ANITSAL CAMİLERİNDEN BİRİSİDİR

15- Malik Ejder(Eşder) Türbesi

 Şehrin güney tarafında, merkeze 6 km uzaklıkta Aksu Mahallesi. sınırlarında bulunan yapının aslen 1201 yılında yaptırıldığı belirtilir. Kumaşır Gölüne bakan tepede yer alan yapı; Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından yeniden yapılan merkezi planda küçük mescidi, türbe kısmı ve çevre düzeni ile atıl durumdan kurtarılmış, ziyarete açılmıştır.

 Türbede yattığı rivayet edilen Malik Ejder; Aslen Yemenli asker olup adı Malik’tir. ‘’El Eşter(göz kapakları ters)’’onun takma ismidir. Bizans ile yapılan Yermük Savaşında gözünden yaralanmış, sonraları bu isimle anılır olmuştur. Önemli İslam komutanlarındandır. Kuzey Suriye’de uzun süre gaza ve cihat hareketlerinde bulunmuştur. 637’de Hz Ömer(r.a) ile Maraş fethine katılmıştır. Hz. Ali’nin sağ koludur. Hz Ali(r.a) Onu Mısır’a vali olarak atar, görev yerine gideceği sıra Kalzum denilen yerde Muaviye tarafından zehirlenerek öldürtülür. Maraş’a getirilip bir tepe üzerine gömüldüğü rivayetler arasındadır. Maraşlı onun gücünü, kudretini, mücadele ruhunu, liderlik özelliklerini çok sevmiş onu benimsemiştir.